Mektup 127: Yaşamın Olumlanması
Aslına bakılırsa son üç dört aydır buraya yapay zeka yardımıyla yazmış olduğum İngilizce şiirlerimi atıyorum. Kendi kendime yeniden “blogumsu” bir yazı yazmanın ve dördüncü duvarı aşıp kendimle (ya da okurla) konuşmamın uygun olacağını düşündüm. Son altı ayda yaşadığım ve önümdeki altı ayda yaşayacağım deneyimleri aktarmak iyi olabilirdi. Hatta askerlik sürecime bir seneden daha az bir zaman kaldığı için önümüzdeki birkaç yazıyı planladım bile fakat gel gör ki elim emektar harflerime dokunduğunda aslında “aynı anda” ne kadar çok şeyden bahsedilmesi gerektiğini fark ettim. Herhalde kendimi bildim bileli şu küçük ömrümde beni en çok üzen şey budur: Tek bir yaşamın içine sıkışmak. Esasen, bunun için bir okuyucuyum. Okumak; kurgu dünyaların kapılarını açarak aslında yaşayamadığımız diğer hayatları deneyimlemeyi mümkün kılar. Aşklar yaşamadan aşklar yaşarız, adım atmadan memleketler gezeriz, göz kırparak çağlar aşar ve üfleyerek krallıkları deviririz. Böylece sanat ve kurgu, bedenin sınırlı...






.webp)
